Fotoğraf: Linie Aquavit/ Facebook

Geleneksel İskandinav İçkisi Aquavit

İskandinavların geleneksel içkisi ‘aquavit’e dair bilmeniz gerekenler.

Aquavit, patates veya tahıllardan damıtalar elde edilen ve alkol oranı %40-45 arasında değişen sert bir içki. Bu noktaya kadar cin-viski arası bir kaderi paylaşan bu içki, çeşitli baharatlarla tatlandırılmasıyla İskandinav ruhu kazanıyor. Sadece ardıçla tatlandırılan cinin aksine, aquvit tatlandırılırken çeşit çeşit baharat ve bitkiler kullanılıyor. Bu tatlandırıcılar arasında kimyon, dereotu, anason, rezene, limon veya portakal kabuğu, kakule, kişniş ve karabiber bulunuyor. Üreticiye göre kullanılan baharat kombinasyonları da değişiklik gösteriyor. İçkinin yaşlandırılma koşulları ve servis sıcaklığı tadını etkileyen diğer faktörler arasında.

Aquavitin içiliş şekli ve tadlandırılması ülkeden ülkeye de değişiklik gösteriyor. Örneğin, Norveç’te patetesten damıtma daha yaygınken, İsveç ve Danimarka’da daha çok tahıllardan damıtılarak elde ediliyor. Kimyon, dereotu ve kişniş tadlarının ağır bastığı Danimarka aquaviti, genellikle öğle yemeğinde soğuk olarak servis ediliyor. İsveç aquavitinde anason ve rezene tadları daha yaygın olup, İsveçliler genellikle birer kadeh aquavit ardından ringa balığı turşusu ve bira ile güne devam ediyorlar. Norveçliler ise, aquavitin değişen aromalarının tadına varabilmek için yavaş ve küçük yudumlar halinde içmeyi tercih ediyorlar.

Tarihi 15.yy’a dayanan bu içki, uzun yıllar tıbbi amaçlarla ve yaşlanma karşıtı olduğuna inanılarak  kullanılmış. Özellikle sindirim sistemi üzerinde iyileştirici etkisi olduğuna inanılıyormuş. Bu görüş, günümüzde de geçerliliğini tamamen yitirmiş sayılmaz. İskandinavlar arasında hala ağır bir yemeğin ardından bir kadeh aquavit içmek yaygın bir sindirim desteği olarak kabul görüyor.

Norveç Aquaviti ve İlginç Hikayesi: Linie Aquavit

Norveç’in en ünlü aquavit üreticisi Linie’nin, 1850 yılına dayanan çok ilginç bir öyküsü bulunuyor:

Norveçli bir içki tüccarı, damıttığı aquaviti fıçılara doldurup satmak üzere Avusralya’ya yola çıkıyor. Sonradan anlaşılacağı üzere, çalışanlar aquaviti yanlışlıkla boşaltılmış sherry fıçılarına dolduruyorlar. Kader o ki, içki üreticisi gemi karaya varamadan hayatını kaybediyor. Gemi kaptanı fıçıların bir kısmını satıp, kalanları da Norveç’e geri götürüyor.

Geri dönen fıçıları açan Norveçliler hiç beklemedikleri bir lezzetle karşılaşıyorlar. Önce değişen aromanın kaynağının sherry fıçıları olduğunu düşünüyorlar. Yeniden sherry fıçılarda beklettikleri aquavitin aynı lezzeti vermediğini görünce, bu sefer de gemideki sallama etkisini yaratmayı deniyorlar. Yine istedikleri sonucu alamayınca, son çare olarak fıçıları gemiye yükleyip tekrar Avustralya’ya doğru yola çıkıyorlar. Ekvator’u aşan uzun bir yolculuğun ardından Norveç’e dönen içki üreticileri aradıkları lezzete sonunda ulaşıyorlar.

O yıldan beri Linie Aquavit aynı yöntemle üretiliyor. Her yıl İskandinav yarımadasından yola çıkan fıçılar Ekvatoru’un aşağısına kadar gidip geri dönüyor. Yaklaşık 6 ay süren bu yolculuğına sonunda beklenilen eşsiz lezzet elde ediliyor. Bugün satın alacağınız Linie Aquavit şişelerinin üzerinde içkiyi taşıyan geminin adı ve Ekvator’u geçiş tarihini görebilirsiniz.

Bu yolculuğun içki üzerinde tam olarak nasıl bir etki yarattığı hala gizemini koruyor. Yaygın görüşler arasında, dalgaların yarattığı etkiyle fıçıların gemi içerisinde savrulmasının içkinin fıçı ile temasını arttırdığı ve aromayı değiştirdiği bulunuyor. Deniz suyu sıcaklığının Ekavator’da değişime uğramasının aromayı değiştirdiği de bir diğer görüş.

1 comment
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bunlara da bakın