Röportaj: Siv Jakobsen

Fotoğraf: Jørgen Nordby
Fotoğraf: Jørgen Nordby

29 Kasım’da Türkiye’de ilk defa Salon İKSV‘de dinleme şansı elde edeceğimiz Siv Jakobsen‘e İstanbul konseri öncesinde birkaç soru sorma şansımız oldu! Daha önce sizler için Oslolu sanatçının şehirdeki en sevdiği mekanlar ile oluşturduğumuz Siv bu sefer de müziği ve kişisel hayatı hakkında merak ettiğimiz soruları yanıtladı!

Röportajı okurken Siv Jakobsen şarkıları dinlemeyi unutmayın! Ayrıca Siv ile birlikte hazırladığımız Oslo rehberine de buradan ulaşabilirsiniz.

Öncelikle sıkıcı röporatj soruları ile başlayalım 🙂 Türkiye’ye ilk defa mı geliyorsun? Burada çalacak olmak sana nasıl hissettiyor? Daha önce evine en uzak nerede konser vermiştin?

– Evet Türkiye’ye ilk defa geliyorum ve burada sahne alacağım için çok heyecanlıyım! Sanırım evimden en uzak konserlerim Çin ve Makao’da olmuştu.

Türkiye’de çok büyük bir hayran kitlen var. Bu ilk ziyaretin olacak ama Türkiye ya da İstanbul hakkında bildiğin sevdiğin bir şeyler var mı?

-Türkiye’ye ilk kez gelecek olmaktan çok memnunum. İyi arkadaşlarımdan birisi Türk, o nedenle Türkiye hakkında çok fazla şey duydum. Onun sayesinde harika yemekler ve Türk kahvesi de denedim 🙂

Sence Norveç’in büyüleyici doğası şarkılarını etkiliyor mu? Bir şarkıda ilham aldığın belirli bir yer var mı? Oslo’ya yakın Oppsje’yi çok sevdiğini biliyoruz 🙂

– Bu doğanın içinde büyüdüğüm için etkiliyor. Özellikle mevsimler ve mevsim geçişleri bana çok ilham oluyor. Özellikle en çok kış aylarından etkileniyorum. Bir şarkıda ilham olan belirli bir yer yok ama Oppsje’yi gerçekten seviyorum 🙂 Oranın yakınlarında büyümüştüm, hala düşünmeye ihtiyacım olduğunda oraya giderim.


Norveççe’nin çok melodik olduğunu düşünenler var. Kayıtların genelde İngilizce oluyor, yakın gelecekte Norveççe parça kaydetmeyi düşünüyor musun hiç?

– Bence o kadar da melodik bir dil değil. İngilizce yazarken daha rahat hissediyorum, bence benim “yazı-dilim” İngilizce. Norveçççe yazmayı hiç düşünmemiştim ama neden olmasın.

Biraz son albümün The Nordic Mellow’dan konuşalım. Bu albüm için hayatında olan önemli bir olaydan ilham aldın mı?

– Hehe. Şarkılarımın anlamları hakkında konuşmaktan çok hoşlanmıyorum, bence şarkıları dinleyenler için de hoş değil. Şarkıları dinleyen kişinin kendi hayal dünyasına bırakmak, kendileri ile özdeşleştirmelerini istiyorum. Ama genel olarak 5 yıl Amerika’da yaşadıktan sonra Norveç’e dönüşümü, yaşadığım değişimleri anlatan bir albüm oldu.

Çok sevdiğimiz Einar Stray ile sık sık birlikte çalışıyorsunuz. Yakın zamanda Einar Stray Orchestra ile Siv Jakobsen düeti görebilecek miyiz?

– Hehe, çok isterim! Einar benim güvenilir tek kişilik koca orkestram 🙂 İstanbul’da da benimle sahnede olacak. Harika birisi!

Ayrıca Ane Brun’ü çok sevdiğini duyduk. Birlikte çalışmaktan zevk alacağın Norveçli sanatçılar var mı?

– Ane Brun’ü çok seviyorum. Birçok sanatçı ile birlikte çalışmak istiyorum ama hayalleri söyleyince gerçekleşmiyor diye kim olduklarını söylemem 🙂

Neredeyse 2017’nin sonuna geldik. 2018’de ismini sık sık duyacağımız, Norveçli isimler önerebilir misin?

– Marit Larsen, Ane Brun, Einar Stray Orchestra, Fay Wildhagen, Moddi, Susanne Sundfor, Highasakite. Sonsuz bir liste çıkarabilirim, Norveç’te çok fazla harika grup var!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir