Vi är bäst!

WE ARE THE BEST! - 2014 FILM STILL - Mira Barkhammar, Mira Grosin and Liv Lemoyne - Photo Credit: Magnolia Pictures

İsveç sinemasının “yaramaz çocuğu” olarak bilinen, Bergman ve Roy Andersson’dan sonra ülkenin en yetenekli ismi olarak anılan Lukas Moodysson, uluslararası alanda elde ettiği başarılarla isminden çokça söz ettirmiştir. Moodysson filmlerinde kimimize göre sıra dışı, kimimize göre bilindik konuları işler fakat daha çok ön plana çıktığı nokta bilindik konuları kendi tarzıyla işlemesidir. İlk filmi olan Fucking Åmål’da kasaba hayatından kurtulmak isteyen iki genç kızın lezbiyen ilişkisine odaklanır. Daha sonra kendi çocukluğuna ilişkin esintiler taşıyan Tilsammans filmiyle mutluluğu amaç haline getirmiş bir komün hayatını beyaz perdeye taşır.  Lilya 4-ever filminde ise 16 yaşındaki Lilya’nın şiddet ve istismarla dolu zorlu hayatını çarpıcı bir şekilde anlatır ve en büyük yankıyı da bu filmi ile uyandırmıştır. Dediğimiz gibi Moodysson’u bu kadar özel ve başarılı yapan da bu tek cümle ile anlatabileceğimiz bilindik konuları kullandığı detaylarla, etkileyici hareketli kamerasıyla, insanlığın hastalıklı tarafını göstermesiyle, günümüzdeki çoğu filmin aksine derin alt metinleriyle ve sistem eleştirisiyle birleştirmesidir.

viarbast

2013 yılında çektiği, senaryosunu eşi Coco Moodysson ile yazdığı Vi är bäst! filmi ise 1982 yılının Stockholm’ünde geçer. Hiçbir müzik aleti çalmasını bilmeyen, “Punk ölmedi!” mottosuyla grup kurduklarını iddia eden Bobo ve Klara, daha sonra iyi gitar çalan ve koyu Hristiyan olan Hedvig ile bir araya gelir. Ondan müzik aleti çalmasını öğretmesini isterler ve böylece üç “kız çocuğunun” macerası başlamış olur. Can sıkıcı ebeveynin ilgisizliğinden uzaklaşmak ve sosyalleşebilmek isteyen Bobo, arkadaş olabilmenin ve bir gruba dahil olabilmenin duygusunu yaşamak isteyen Hedvig ve “özentiliği” temsil eden filmin en dinamik karakteri olan Klara ile ilginç bir grup olacaklardır.

Film yönetmenin diğer filmlerinden farklı olarak bu defa eleştirisini açıkça yapıyor. Bir yandan İsveç toplumuna eğilerek ebeveyn ve din gibi konulara değinerek bir yandan da kızların yazdığı “Afrika’da insanlar açlıktan ölüyor ama siz spor yapın!” şarkı sözünde eşitsizliğe ve insanların ses çıkarmamasına, kendilerine “kız grubu” diyen öğretmenlerine “biz kız grubu değiliz, bir erkek de grubumuzda çalabilir” demesiyle seksistliğe, Bobo’nun düştüğü durumlar ile toplum tarafından dışlanmanın getirdiği olumsuzlukları bize gösteriyor.

Sonuç olarak bu filmiyle Tokyo Film Festivali’nde Grand Prix ödülünü alarak bizleri mutlu eden Moodysson, İsveç’in başarılı yönetmenlerinden biri olmaya ve beklentimizi yükseltmeye devam ediyor. Karakterlerinin sıcaklığı ve samimiyetiyle gününüzü güzelleştirecek bir film için Vi är bäst! iyi bir tercih olacaktır.

Yazar: Rumeysa Kaya

maxresdefault

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir