Finlandiya Okullarındaki 4 Sıradışı Durum

Senelerdir PISA testinde başı çeken ve dünyanın en iyi eğitim sistemine sahip olan Finlandiya ile ilgili birçok içerik görüyoruz son zamanlarda. Fazla bahsedilmeyen ancak Finlandiya’nın bu konuda başı çekmesinde büyük payı olabilecek birkaç küçük ayrıntıdan örneklerle bahsedelim.

1-Ev ortamı

Finlandiya’da yaz-kış, okuldaki insanların bir çoğu çorapla geziyor. Bu kişilere öğretmenler de dahil. Öğrencilerin bir çoğu okula gelirken yanlarında yün çorapla geliyorlar ve okulda gelince ayakkabıları çıkarıyorlar hemen. İskandinav ülkelerindeki bu ‘alışkanlık’tan esinlenen Yeni Zelanda, Avusturalya ve İngiltere gibi ülkeler de bazı okullarda ‘no-shoe’ uygulaması başlatılmış. Öğretmenler, ev ortamı sağlanmasına teşvik eden bu uygulamanın, öğrencilerin öğrenim ve motivasyonuna de katkısı olduğunu söylemişler.

2-Özgün dersler

Spor dersi kapsamında tango öğrenmek de var, bowling’e gitmek de. Seçmeli ders olarak araba lastiği değiştirme dersi var. Ev ekonomisi dersinin bazıları, okulun özel olarak oluşturulmuş sınıfında işleniyor. Burada fırından ölçekli kaplara kadar yemek yaparken ihtiyacınız olan her şeyden 4’er adet mevcut. Çünkü sınıf gruplara ayrılıyor ve herkes kendi küçük mutfak bölmesinde, öğretmenin verdiği tarif doğrultusunda, yemeğini pişiriyor. Masayı da kendileri hazırlıyorlar ve hazırladıkları yemekleri ders kapsamında hep birlikte yiyorlar. Sonrasında da masalar toparlanıyor, bulaşık makinesi dolduruluyor. Bunlar da dersin parçası. Her hafta yeni bir tarif var.  Aynı zamanda Finlerin cinsiyet fark etmeksizin örgü örmeyi bilmesi de ilkokulda verilen el işi derslerine borçludur.

3-Eşitlik

2015 yılının sonlarına doğru Finlandiya’da, müzik derslerindeki Noel şarkıları gibi birçok dini şarkı müfredattan çıkarıldı. Özellikle de Helsinki ve çevresi gibi mülteci ve yabancı vatandaş nüfusunun olduğu yerde. Herkes aynı derse giriyor. Spor derslerinde ‘erkekler futbol oynuyor kızlara bankta tezahürat yapıyor’ gibi bir durum yok. Tek tük Amerikan okulu dışında, ülke genelinde ‘özel okul’ statüsünde bir kurum yok.

 

 

4-İsimlerle iletişim

Öğrenciler,öğretmenler hatta müdür de dahil, herkes birbirine isimle hitap ediyor. Ancak bu aynı zamanda kültürel bir durum. İnsanlar normal hayatlarında da birbirine isimle hitap ediyor ve bu bir saygı/saygısızlık göstergesi değil. Bu, hiyerarşiyi kısmen yok eden ve aynı zamanda öğrenci ile öğretmen arasındaki iletişimi kolaylaştıran bir durum. Öğrencinin öğretmene ismiyle hitap etmesiyle de saygı duyabileceğini, illa öğretmen odaya girince saygı duruşu seremonisine ihtiyaç olmadığını bize ispatlıyorlar. Ast-üst ilişkisi hoca-öğrenci arasında tabii ki mevcut ancak, ‘protokol’ mantığı hakim değil.

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir